Kısaca, sürdürülebilir yaşam, dekorasyon tercihlerini de yeniden şekillendiriyor. Salon renk seçimi konusunda ikinci el mobilya, yenilenmiş parçalar ve doğal malzemeler her geçen yıl daha fazla tercih ediliyor. Çevreye duyarlı ama estetikten ödün vermeyen seçenekleri sıraladık.
Renk secimi kagit uzerinde kolay, duvarda zor bir istir; ayni ton gunes goren odada baska, kuzeye bakan odada baska gorunur. Salon renk seçimi ile ilgili palet kurarken bir ana renk, bir yardimci ton ve bir vurgu rengi kurali isinizi sadelestirir.
Salon renk seçimi konusunda dar alanlarda calisirken hedef, metrekare kazanmak degil algiyi genisletmektir. Zeminden yukselen ayakli mobilyalar, ayna yerlesimi ve dikey depolama bu algiyi guclendirir. Ayni renk ailesinde kalmak da gorsel kirilmalari azaltir.
Sıklıkla, gunluk hayatin yogun kullanildigi evlerde estetik kadar dayaniklilik da onemlidir. Salon renk seçimi ile ilgili secimlerde silinebilir yuzeyler, yuvarlatilmis kenarlar ve leke tutmayan kumaslar one cikar.
Tirmalamaya dayanikli dokular ve cikarilip yikanabilir kiliflar temizlik yukunu ciddi olcude azaltir. Salon renk seçimi konusunda devrilme riski olan yuksek parcalari duvara sabitlemek de sart.
Mekani her mevsim bastan kurmak gerekmez; degisen sey agirlikla dokular, renk sicakligi ve isik miktaridir. Kis aylarinda kalin orgu, yun ve kadife katmanlar sicaklik hissini artirir. Yaz doneminde ayni alani keten, pamuk ve acik tonlarla hafifletmek yeterlidir.
Isik plani da mevsime gore degisir; gunun kisaldigi aylarda ikinci ve ucuncu isik kaynaklari devreye girmelidir. Salon renk seçimi ile ilgili mevsimlik parcalari etiketli kutularda saklamak, gecisi birkac saate indirir.
Genel olarak, satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. Salon renk seçimi konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
Salon renk seçimi ile ilgili butce hazirlarken toplam tutari uc bolume ayirmak isleri kolaylastirir: sabit isler, mobilya ve tamamlayici detaylar. Genel egilim butcenin yarisini sabit ve uzun omurlu kalemlere ayirmak yonundedir. Ayrica beklenmedik giderler icin yuzde on ila on bes arasinda pay birakmak gerekir.
Temelde, bitkiyi mekâna göre değil, mekânın ışık ve nem koşullarına göre seçmek gerekir; kuzey cephelerde zamiokulkas ve sansevieria, bol ışıklı odalarda ise incir ve palmiye türleri rahat yaşar. Tek büyük saksı, dağınık duran çok sayıda küçük saksıdan daha etkili bir odak oluşturur. Saksı malzemesini ve rengini odadaki diğer detaylarla uyumlu seçmek görüntüyü toplar.}
Çoğu durumda, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Özetle, tablonun merkezi yerden yaklaşık 145 ila 150 santimetre yükseklikte, yani göz hizasında olmalıdır. Koltuk veya konsol üstüne asılan işlerde mobilyanın genişliğinin üçte ikisi kadar bir alan kaplamak dengeli görünür. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa aralarındaki boşluğu 5 ila 8 santimetrede sabit tutmak, düzenin derli toplu durmasını sağlar.}
Çoğunlukla, keskin köşeli sehpalar, devrilebilen uzun aksesuarlar ve ince ayaklı mobilyalar yerine sağlam, yuvarlak hatlı parçalar daha güvenli olur. Zeminde yıkanabilir halı veya kolay silinen yüzeyler, kumaşlarda ise tüy tutmayan ve su itici kaplamalı seçenekler işi kolaylaştırır. Değerli obje ve bitkileri erişilemeyen raflara taşımak da baştan alınacak basit bir önlemdir.}
Sert zemin, çıplak duvar ve az mobilya yankıyı artırdığı için ilk çözüm yumuşak yüzeyleri çoğaltmaktır. Kalın havlı halı, tavandan yere inen ağır perde, kumaş kaplı koltuk ve duvarda tekstil panolar sesi belirgin biçimde yutar. Kitaplık gibi dolu ve girintili çıkıntılı yüzeyler de ses dalgalarını kırdığı için akustiği doğal yoldan iyileştirir.}
Çoğunlukla, odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Salon renk seçimi konusunda küçük bir köşeden başlayıp sonucu görmek, hem motivasyonunuzu artırır hem de bütçenizi kontrol altında tutar.