Yalın Zemin'i, kendi evimi dekore ederken düştüğüm tuzakları başkaları düşmesin diye kurdum. Burada bulacağınız şey karmaşık tasarım teorileri değil; ev dekorasyon işine sıfırdan başlayan birinin anlayabileceği, uygulanabilir küçük adımlar. Bir odayı bir haftada değil, bir hafta sonunda değiştirmek mümkün — yeter ki nereden başlayacağınızı bilin.
İlk evime taşındığımda yaptığım hata, önce mobilya almak oldu. Ölçü almadan aldığım kanepe salonun yarısını yuttu. Şimdi herkese aynı şeyi söylüyorum: önce odanın boyutunu ve ışığını tanıyın. Küçük bir odada işe yarayan çözümler geniş bir salonda dağınık durur; bu yüzden odaları boyutuna göre ele almayı ayrı bir başlık altında topladım.
Ölçüyü çıkardıktan sonra sıra renkte. Ben duvarları üç kez boyadım, çünkü kartelaya bakıp karar verdim; oysa boya, odanın ışığında bambaşka görünüyor. Renk seçimi ve kombinasyonları bölümünde, örnek boyamayı nasıl yaptığımı ve hangi tonların birbirini taşıdığını anlatıyorum.
Yazıları, bir evi baştan sona kurarken izlediğim sırayla düzenledim:
Benim evimdeki en büyük fark, en pahalı parçadan değil; ikinci el bir sehpayı zımparalayıp boyamaktan, perdeyi tavana yakın asmaktan ve iki abajur eklemekten geldi. Bütçe dostu fikirleri denerken şunu öğrendim: tek bir büyük harcama yerine üç küçük dokunuş, odayı daha çok toparlıyor.
Yeni başlıyorsanız şu sırayı öneriyorum: boşalt, ölç, renge karar ver, mobilyayı yerleştir, aydınlatmayı ekle, tekstil ve duvarla bitir. Aksesuar ve bitkiler en sonda gelir; çünkü onlar süsleme değil, tamamlama işidir.
En çok zaman geçirdiğiniz odadan. Genelde bu salon oluyor; sonucu her gün gördüğünüz için motivasyonunuz düşmez.
Halı, perde, yastık, taşınabilir aydınlatma ve yapıştırıcıyla asılan duvar düzenlemeleri işinizi görür. Bunların hepsi taşınırken yanınızda gelir.
Boya varsa iki gün, yoksa bir öğleden sonra. Ben genelde önce yerleşimi deniyor, birkaç gün yaşayıp sonra aksesuarları ekliyorum.
Hayır. Sevdiğiniz üç görseli yan yana koyun; ortak yönleri zaten sizin tarzınızdır.